TSF Üyelerine Özel İndirimli Lüks Saat Modellerini İncelemek İçin Tıklayınız

TSF Saatlerimiz Direksiyon Başında / Steering Wheel Shots

Her An Her Yerde Saat Günlüğü

Re: TSF Saatlerimiz Direksiyon Başında / Steering Wheel Shot

Mesaj BigCrown » 10 Eki 2026, 01:37

@matadormax,

Aile bütçesi meselesi beni de aşıyor maalesef :) ‘’kelin ilacı olsa başına sürer’’ atasözü boşuna söylenmemiş :)
Vaktizamanında x model araçla y saati arasında kalıp, tercihimi saatten yana kullanmışlığım da vardır; saatlerimin birçoğunun aracımdan pahalı olduğu dönemler de.

Bu hobi adı üstünde hobi olduğundan mantık kabul etmiyor :) hoş bizimkine ne kadar hobi denir o da meçhul. Zira kendim mevzubahis olduğunda -sözüm meclisten dışarı- meselenin ‘’hastalık’’ düzeyine vardığı aşikâr. Uzunca süredir tedavi olmayı da istiyorum esasında ancak nafile :)


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Kullanıcı avatarı
BigCrown
 
Mesajlar: 93
Kayıt: 15 Mar 2022, 19:57

Re: TSF Saatlerimiz Direksiyon Başında / Steering Wheel Shot

Mesaj BigCrown » 10 Eki 2026, 02:08

@Heesh merhaba.

Öncelikle geç cevap verebildiğim için kusura bakmayın. Gerek iş yoğunluğu gerekse sağlık durumlarından ötürü sorunuza cevap veremedim.

Bahsettiğimiz model güncel smp300 ise söylenecek çok söz, yapılacak birçok yorum var. Zira Omega’yı tasarımı ikinci plana atan bir marka olarak görüyorum. Zaman tutma konusunda ve in-house kalibreler konusunda harikalar. Belki de fiyat segmentinde isviçreliler arasında rakipsizler ancak tasarım ve işçilik konusunda gerekli özeni gösterdiklerini düşünmüyorum.

Bu kapsamda öncelikle ilgili modelde gözüme çarpan detay, BİLEZİK. Gerçi bileziğe detay demek bu saat özelinde ne derece doğru bilmiyorum. Zira bilezik dümdüz bir şekilde iniyor. Bilekte yeterli incelmeyi yapmayan saat de haliyle oldukça kaba görünüyor. (20 cm üstü bileklerde dahi bahse konu bileziğin çok kaba durduğunu gözlemledim.) Bilezik aynı zamanda kalın ancak bileziğin kabalığının yanında kalınlığı çok göze batmıyor desem yeridir sanırım.

Başkaca sorun, kasanın kalınlığı. Saat yaklaşık 13.50mm kalınlığında (hatta bazı kaynaklara göre 13.65 mm, kendi ölçümlerime göre 13.55mm kalınlığında) aslında saatin lug to lug ölçüsü kasa çapına göre çok da abartılı denemeyecek bir seviyede (resmi verilere göre 42mm kasa çapı, 49.90mm lug to lug ölçüsü, benim ölçümlerime göre 41.6mm kasa çapı, 50mm lug to lug ölçüsü) yani lugların çok uzun olduğu söylenemez ancak gerek kasanın kalınlığı gerekse kasa çapı devreye girdiğinde, azımsanamayacak uzunlukla birlikte saat heybetli duruyor. Günümüzde birçok marka artık oldukça ince diver modeller üretebiliyor.
Bu konuda şu hususu da anlamıyorum esasında: Calibre 8800, 4,60 mm kalınlığında. Ancak saat resmi verilere göre 13.65mm kalınlığında. Örnek teşkil etmesi adına belki de en kült dalgıç saati olan Submariner’ın (126610) mekanizma verilerini (in-house 3235 mekanizma) paylaşayım: saatin kalınlığı 12.5 mm, mekanizma kalınlığı 6mm.
Buradan ne anlamamız gerekiyor? Aslında ‘’Smp300, mekanizma itibarıyla değil, kasa itibarıyla çok kalın ve kaba bir saat.’’ Zira Smp 300’ün kasası amiyane tabirle ‘’katman katman’’. Beni tanıyanlar Submariner’ın tasarımını ne kadar çok eleştirdiğimi ve bilhassa işçilik ve detay konusunda Rolex’e karşı (komple markayı dahil ediyorum bu hususa) olumsuz düşünceler beslediğimi bilir. Hal böyleyken Omega, smp300 özelinde bence kasaya gerekli ehemmiyeti vermemiş. Tabii burada smp300 ile Sub Date arasında fark mevcut. En basitinden birinin arka kapak kapalı diğerinde ise safir cam mevcut. Bu husus elbette kalınlığa etki ediyor ancak bahsettiğimiz kalınlık farkı, (mekanizmalar da göz önünde bulundurulduğunda) azımsanmayacak ve görece çıkıntılı safir camla açıklanamayacak seviyede. Keza yine ilk akla gelen cyclops lensi smp300’de mevcut olmadığından, sub date’in camı daha çıkıntılı esasında. (Ön ve arka kapak birlikte değerlendirildiğinde, yani camlar mevzubahis olduğunda herhangi bariz bir kalınlık farkının mevcut olmadığını anlatmaya çalışıyorum burada.)
Smp 300’de bezelin oldukça yukarıda ve dışa dönük konumlandırılması da kalınlık konusunda etken bunu da belirtmiş olayım.

Bir diğer husus, kasanın şekli. Smp300’ün kasa şeklini anlamlandıramıyorum desem yeridir. Evet oval hatlar ön planda. Alışılagelmiş bir kasa yapısına sahip gibi duruyor saat ancak bir yandan da kasa hatları köşeli gibi. Kare değil ama kare gibi duruyor saat. Ek olarak, keskin hatlara sahip bir saat diyemem ancak keskin hatlı gibi duruyor. Bu belirsizliğin ve görsel açıdan karmaşanın bir diğer nedeni de birazdan değineceğim üzere helyum valfi elbette. Peki kasa şeklinin göze tuhaf gelmesinin nedenleri, bunlarla sınırlı mı? Hayır. Akrep ve yelkovan tasarımı, saniye kolunun hem yuvarlak hem keskin hatları gibi hususlar da bu yorumumda birer etken. Dolayısıyla genel itibarıyla mevzubahis modelin tasarım ögelerini, zihnimde tasniflendiremiyorum.

Diğer bir mesele, hepimizin malumu olduğu üzere, helyum kaçış valfi. Her ne kadar lugları Türkçe’ye çevirirken ‘’boynuz’’ terimini kullanıyor olsak da; bence asıl ‘’boynuz’’ tabiri, bu saatin helyum valfi için kullanılmalı sanırım. Helyum valfi dendiğinde direkt olarak aklıma smp300 geliyor. Evet bu durum tasarım ögesi haline gelmiş ve bir nevi ilgili modeli yansıtıyor ancak benim gözüme bilhassa saat bilekteyken, oldukça batan bir detay olarak kaldı her zaman smp300’ün helyum valfi. Bilmiyorum bu konuda belki ben çok hassasımdır ancak o valf, kurma kolundan dahi daha büyük görünüyor ve bilekte ters açıda (üstte çaprazda) kaldığından, pozisyon / konum itibarıyla da gözüme batıyor. (Konudan bağımsız olarak, saati çıplak gözle incelediğimde helyum valfi kasaya tam oturmuyormuş gibi duruyor. Proporsiyondan bağımsız olarak da bu durum dikkatimi çekmiş ve beni rahatsız etmişti. Bu durum eski nesil Tissot Visodate modellerinin kurma kollarında da mevcuttu ve o saatler istisnasız bir şekilde kasaya tam oturmayan kurma kolundan belirli bir süre sonra su / nem almaya başlıyordu. Ha tabii Omega’da da bu durum görülür demek için bunları yazmıyorum. Sonuçta iki saatin su geçirmezlik seviyeleri, segmentleri ile üretiliş ve dolayısıyla kullanım amaçları epey farklı ancak teşbihte hata olmaz diyeyim.)

Ek olarak smp300’ün bezel puntoları çok büyük. Bu kadar büyük puntolar ister istemez büyük bir saat izlenimi yaratıyor.

Gözüme çarpan başkaca bir detay, smp300’ün kadranının boşluğu oluyor her seferinde. Keza yine güncel sub date ile kıyaslanacak olursa; Smp300’ün indislerinin çok daha büyük olmasına rağmen, Submariner Date’in kadranının çok daha dolu durduğu ortada. Bu noktada Smp300’deki yazı fontlarının küçüklüğü ve silikliği de birer done pek tabii.

Smp300’ün bir dalgıç saati olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, siyah renginin yahut lacivert tonlarının hem daha makbul olduğunu düşünüyorum hem de doğal olarak koyu renklerin ışığı soğurmasından ötürü saatin daha küçük ve daha ince görüneceği bariz olduğundan, koyu renkleri tercih ederdim Smp300 sahibi olsaydım. Bir de siyah haricindeki kadran renklerinde (bilhassa renk tonu açıldıkça) kadrandaki yazı fontları tamamen kayboluyormuş hissi uyanıyor bu da çok hoşuma giden bir durum değil yukarıda da izah ettiğim üzere.

Saatin tasarımında beğenmediğim başkaca detaylar da mevcut. (Tarih penceresi gibi) ancak konumuz salt proporsiyon olduğundan, daha fazla uzun etmeyeyim. Yazsam daha gözüme çarpan hususlar var ancak detayın da detayı olarak kalacak. O nedenle özetle bu şekilde yorumlamış olayım ilgili güncel modeli.

Bu vesileyle hemen hemen aynı kasa çaplarına sahip olan (aradaki fark benim ölçümlerime göre 1.1mm, resmi verilere göre ise sadece 1mm. Sub benim ölçümlerime göre 40.5mm kasa çapına, smp300 ise yine benim ölçümlerime göre 41.6mm kasa çapına sahip.) ve aynı zamanda bu yazımda kıyasladığım iki diver model olan Sub Date ile Smp300’ün yan yana fotoğrafını paylaşayım. İlgili fotoğrafı paylaşmamdaki asıl gaye, ‘’salt kasa çapının dikkate alınmaması gerektiği’’ ayrıca hep bahsettiğim üzere ‘’tasarımın / oranın bir bütün olduğu ve tüm saate sirayet etmesi gerektiği.’’


Resim


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Kullanıcı avatarı
BigCrown
 
Mesajlar: 93
Kayıt: 15 Mar 2022, 19:57

Re: TSF Saatlerimiz Direksiyon Başında / Steering Wheel Shot

Mesaj Heesh » 10 Eki 2026, 21:33

BigCrown yazdı:@Heesh merhaba.

Öncelikle geç cevap verebildiğim için kusura bakmayın. Gerek iş yoğunluğu gerekse sağlık durumlarından ötürü sorunuza cevap veremedim.

Bahsettiğimiz model güncel smp300 ise söylenecek çok söz, yapılacak birçok yorum var. Zira Omega’yı tasarımı ikinci plana atan bir marka olarak görüyorum. Zaman tutma konusunda ve in-house kalibreler konusunda harikalar. Belki de fiyat segmentinde isviçreliler arasında rakipsizler ancak tasarım ve işçilik konusunda gerekli özeni gösterdiklerini düşünmüyorum.

Bu kapsamda öncelikle ilgili modelde gözüme çarpan detay, BİLEZİK. Gerçi bileziğe detay demek bu saat özelinde ne derece doğru bilmiyorum. Zira bilezik dümdüz bir şekilde iniyor. Bilekte yeterli incelmeyi yapmayan saat de haliyle oldukça kaba görünüyor. (20 cm üstü bileklerde dahi bahse konu bileziğin çok kaba durduğunu gözlemledim.) Bilezik aynı zamanda kalın ancak bileziğin kabalığının yanında kalınlığı çok göze batmıyor desem yeridir sanırım.

Başkaca sorun, kasanın kalınlığı. Saat yaklaşık 13.50mm kalınlığında (hatta bazı kaynaklara göre 13.65 mm, kendi ölçümlerime göre 13.55mm kalınlığında) aslında saatin lug to lug ölçüsü kasa çapına göre çok da abartılı denemeyecek bir seviyede (resmi verilere göre 42mm kasa çapı, 49.90mm lug to lug ölçüsü, benim ölçümlerime göre 41.6mm kasa çapı, 50mm lug to lug ölçüsü) yani lugların çok uzun olduğu söylenemez ancak gerek kasanın kalınlığı gerekse kasa çapı devreye girdiğinde, azımsanamayacak uzunlukla birlikte saat heybetli duruyor. Günümüzde birçok marka artık oldukça ince diver modeller üretebiliyor.
Bu konuda şu hususu da anlamıyorum esasında: Calibre 8800, 4,60 mm kalınlığında. Ancak saat resmi verilere göre 13.65mm kalınlığında. Örnek teşkil etmesi adına belki de en kült dalgıç saati olan Submariner’ın (126610) mekanizma verilerini (in-house 3235 mekanizma) paylaşayım: saatin kalınlığı 12.5 mm, mekanizma kalınlığı 6mm.
Buradan ne anlamamız gerekiyor? Aslında ‘’Smp300, mekanizma itibarıyla değil, kasa itibarıyla çok kalın ve kaba bir saat.’’ Zira Smp 300’ün kasası amiyane tabirle ‘’katman katman’’. Beni tanıyanlar Submariner’ın tasarımını ne kadar çok eleştirdiğimi ve bilhassa işçilik ve detay konusunda Rolex’e karşı (komple markayı dahil ediyorum bu hususa) olumsuz düşünceler beslediğimi bilir. Hal böyleyken Omega, smp300 özelinde bence kasaya gerekli ehemmiyeti vermemiş. Tabii burada smp300 ile Sub Date arasında fark mevcut. En basitinden birinin arka kapak kapalı diğerinde ise safir cam mevcut. Bu husus elbette kalınlığa etki ediyor ancak bahsettiğimiz kalınlık farkı, (mekanizmalar da göz önünde bulundurulduğunda) azımsanmayacak ve görece çıkıntılı safir camla açıklanamayacak seviyede. Keza yine ilk akla gelen cyclops lensi smp300’de mevcut olmadığından, sub date’in camı daha çıkıntılı esasında. (Ön ve arka kapak birlikte değerlendirildiğinde, yani camlar mevzubahis olduğunda herhangi bariz bir kalınlık farkının mevcut olmadığını anlatmaya çalışıyorum burada.)
Smp 300’de bezelin oldukça yukarıda ve dışa dönük konumlandırılması da kalınlık konusunda etken bunu da belirtmiş olayım.

Bir diğer husus, kasanın şekli. Smp300’ün kasa şeklini anlamlandıramıyorum desem yeridir. Evet oval hatlar ön planda. Alışılagelmiş bir kasa yapısına sahip gibi duruyor saat ancak bir yandan da kasa hatları köşeli gibi. Kare değil ama kare gibi duruyor saat. Ek olarak, keskin hatlara sahip bir saat diyemem ancak keskin hatlı gibi duruyor. Bu belirsizliğin ve görsel açıdan karmaşanın bir diğer nedeni de birazdan değineceğim üzere helyum valfi elbette. Peki kasa şeklinin göze tuhaf gelmesinin nedenleri, bunlarla sınırlı mı? Hayır. Akrep ve yelkovan tasarımı, saniye kolunun hem yuvarlak hem keskin hatları gibi hususlar da bu yorumumda birer etken. Dolayısıyla genel itibarıyla mevzubahis modelin tasarım ögelerini, zihnimde tasniflendiremiyorum.

Diğer bir mesele, hepimizin malumu olduğu üzere, helyum kaçış valfi. Her ne kadar lugları Türkçe’ye çevirirken ‘’boynuz’’ terimini kullanıyor olsak da; bence asıl ‘’boynuz’’ tabiri, bu saatin helyum valfi için kullanılmalı sanırım. Helyum valfi dendiğinde direkt olarak aklıma smp300 geliyor. Evet bu durum tasarım ögesi haline gelmiş ve bir nevi ilgili modeli yansıtıyor ancak benim gözüme bilhassa saat bilekteyken, oldukça batan bir detay olarak kaldı her zaman smp300’ün helyum valfi. Bilmiyorum bu konuda belki ben çok hassasımdır ancak o valf, kurma kolundan dahi daha büyük görünüyor ve bilekte ters açıda (üstte çaprazda) kaldığından, pozisyon / konum itibarıyla da gözüme batıyor. (Konudan bağımsız olarak, saati çıplak gözle incelediğimde helyum valfi kasaya tam oturmuyormuş gibi duruyor. Proporsiyondan bağımsız olarak da bu durum dikkatimi çekmiş ve beni rahatsız etmişti. Bu durum eski nesil Tissot Visodate modellerinin kurma kollarında da mevcuttu ve o saatler istisnasız bir şekilde kasaya tam oturmayan kurma kolundan belirli bir süre sonra su / nem almaya başlıyordu. Ha tabii Omega’da da bu durum görülür demek için bunları yazmıyorum. Sonuçta iki saatin su geçirmezlik seviyeleri, segmentleri ile üretiliş ve dolayısıyla kullanım amaçları epey farklı ancak teşbihte hata olmaz diyeyim.)

Ek olarak smp300’ün bezel puntoları çok büyük. Bu kadar büyük puntolar ister istemez büyük bir saat izlenimi yaratıyor.

Gözüme çarpan başkaca bir detay, smp300’ün kadranının boşluğu oluyor her seferinde. Keza yine güncel sub date ile kıyaslanacak olursa; Smp300’ün indislerinin çok daha büyük olmasına rağmen, Submariner Date’in kadranının çok daha dolu durduğu ortada. Bu noktada Smp300’deki yazı fontlarının küçüklüğü ve silikliği de birer done pek tabii.

Smp300’ün bir dalgıç saati olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, siyah renginin yahut lacivert tonlarının hem daha makbul olduğunu düşünüyorum hem de doğal olarak koyu renklerin ışığı soğurmasından ötürü saatin daha küçük ve daha ince görüneceği bariz olduğundan, koyu renkleri tercih ederdim Smp300 sahibi olsaydım. Bir de siyah haricindeki kadran renklerinde (bilhassa renk tonu açıldıkça) kadrandaki yazı fontları tamamen kayboluyormuş hissi uyanıyor bu da çok hoşuma giden bir durum değil yukarıda da izah ettiğim üzere.

Saatin tasarımında beğenmediğim başkaca detaylar da mevcut. (Tarih penceresi gibi) ancak konumuz salt proporsiyon olduğundan, daha fazla uzun etmeyeyim. Yazsam daha gözüme çarpan hususlar var ancak detayın da detayı olarak kalacak. O nedenle özetle bu şekilde yorumlamış olayım ilgili güncel modeli.

Bu vesileyle hemen hemen aynı kasa çaplarına sahip olan (aradaki fark benim ölçümlerime göre 1.1mm, resmi verilere göre ise sadece 1mm. Sub benim ölçümlerime göre 40.5mm kasa çapına, smp300 ise yine benim ölçümlerime göre 41.6mm kasa çapına sahip.) ve aynı zamanda bu yazımda kıyasladığım iki diver model olan Sub Date ile Smp300’ün yan yana fotoğrafını paylaşayım. İlgili fotoğrafı paylaşmamdaki asıl gaye, ‘’salt kasa çapının dikkate alınmaması gerektiği’’ ayrıca hep bahsettiğim üzere ‘’tasarımın / oranın bir bütün olduğu ve tüm saate sirayet etmesi gerektiği.’’


Resim


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Elinize sağlık güzel yazı tek nefeste okudum artık bakalım güncellerler mi bilmiyorum. Kasa işçilik özensizliği kısmınıza katılıyorum helyum valfi içinde öyle gözüme batmıyor çokta oturmamış gibi bir havası var özellik ile altan bakın ca . En iyi smp300 NATO’da sanırk. O husus ta da yılan dili tornovida ile diyetim pimleri açamadım oda çok garip oldu [emoji23]


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Kullanıcı avatarı
Heesh
 
Mesajlar: 1430
Kayıt: 30 Eki 2015, 16:00

Önceki

Dön TSF Bugün Kolunuzda Hangi Saat Var - Daily Wrist Check

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Bing [Bot], Merdo ve 281 misafir

 RGY Globak Golden Visa Yunanistan
   
   
TSF Partner Brands & Medias
Ancon
Arnold & Son
Ateliers deMonaco
Audemars Piguet
Badollet Geneve
Bell & Ross
Breitling
Chopard
Concord
Gucci
Hautlence
Hublot
Linde Werdelin
Maîtres du Temps
Manufacture Royale
Oris
Parmigiani Fleurier
Snyper Geneve
Steinhart
Watchonista
                                          

     Facebook  Twitter  Instagram  Youtube  RSS Portal    |    Gallery    |    Blog    |     Advertise / Reklam / Contact      
 

All brand names and trademarks are the property of their respective owners