BigCrown yazdı:Faydası olacağını düşündüğümden, biraz geç de olsa sorunuza cevap vereyim.prx yazdı:Bisey takılıyor aklıma pilli araçlar kullanılmaya basladigimizda mekanik saatlere bir etkisi olur mu?miknatis vs.illaki var midir bolca bu araçlar icinde?öyle bi geldi aklıma tartışma varken.[emoji848]
SM-J610F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
Hoş, sualin yöneltildiği tarihte elektrikli araçlar ülkemizde yaygın olmadığından ve şahsım da o tarihte elektrikli araç kullanıcısı olmadığımdan; yeterli araştırmayı yapma ve dolayısıyla yeterli bilgiye sahip olma fırsatına erişmemiş olduğumdan, cevabım geç bir cevap sayılmaz sanki![]()
Elektrikli araçların birçoğu kabin içi elektromanyetik alan testlerinden geçiyor ve bu testler sonucunda elde edilen değerler raporlanıyor. Marka bazlı olacağından ayrıntıya girmeyeceğim ancak küçük bir araştırma ile sonuçlara ulaşabilirsiniz.
Elektrikli araçlarda ekseriyetle taban bölgesinde (bataryaya yakın olmasından mütevellit) elektromanyetik alan yoğunluğunun daha fazla olduğu görülüyor. Ayrıca ani hızlanmalar ve ani frenlemelerde manyetik akı yoğunluğunun arttığı gözlemleniyor.
Neticeten; tüm bu yapılan araştırmalar, her ne kadar elektrikli araçların kabin içindeki manyetik akı yoğunluğunun sabit olmadığını (hem sürüş dinamiklerine hem de aracın içindeki bulunulan konuma göre değiştiğini) raporlasa da bu değerlerin tolerans sınırları içinde kaldığını ve bu manyetik alan yoğunluğunun, mekanik saatler açısından manyetize olmaya sebebiyet ver(e)meyeceğini ortaya koyuyor. (Yine de şarj portları yakınında bilhassa dc şarj istasyonları yakınında mekanik saatlerle uzun süreler geçirilmemesini salık veririm.)
Pek tabii bu değerlendirmem genel bir sonuç içeriyor. Zira yukarıda da belirttiğim gibi her aracın manyetik alan yoğunluğu farklı olduğu gibi; her elektrikli aracın batarya gücü, batarya cinsi, kullanım şekli ve bu bağlamda yarattığı/yaydığı manyetik alan yoğunluğu da birbirinden farklı. Kaldı ki saatler açısından da durum benzer. Her saatin manyetik alan direncini gösteren Gauss değeri birbirinden farklı.
Yaklaşık 3 yıldır bilfiil elektrikli araç kullanıcısı olarak şahsi gözlemlerim sonucu, saatlerin günlük hayatta bilgisayar başında (bilhassa masa başı iş yapanlarda rastladığım, bilgisayarın batarya kısmına gelecek şekilde) uzun süre kullanımında yahut güçlü mıknatıslar içeren hoparlörler gibi teknolojik aletlere yakın temaslı olarak kullanımında manyetize olmaya çok daha müsait olduğunu gördüm.
Konuyu kısmen horolojinin dışına çıkarmış olacağım ancak bu hususta dolu olmamdan mütevellit forumdaşların affına sığınıyorum.
Elektrikli araçları diğer ulaşım araçları ile kıyaslarsak örneğin: Sözüm ona mekanik bir saatle motosiklet veyahut bisiklet kullanmak; saatin yüksek titreşime maruz kalmasından dolayı, elektromanyetik alan açısından olmasa dahi mekanizmanın sıhhati açısından elektrikli araçlara göre çok daha büyük risk içerir. (Bir forumdaşımız, bayiden yeni aldığı Rolex saatinin sapmasının fazla olması sebebiyle paylaşım yapmıştı. Aktif motosiklet kullanıcısıydı. Sapmanın sebebi muhtemelen bundan kaynaklanıyordu. Merak eden forumdaşlar ilgili başlığa bakabilir. Benzer geri bildirimler yabancı forumlarda da fazlasıyla mevcut.)
Konu insan sağlığına gelince; uzun süre bu ulaşım araçlarını kullanmak, gerek iskelet sağlığı açısından önerilmez gerekse karpal tünel sendromu gibi sinir sıkışmalarına sebebiyet verebileceği söylenir. İnsan sağlığı için benzer riskler, içten yanmalı araçlar için de geçerlidir. Zira içten yanmalı araçlarda eser miktarda da olsa yanan yakıtın/egzoz dumanının solunması durumu söz konusudur. Bu husus uzmanlık alanım olmadığından, sağlıkçı forumdaşlarımız daha detaylı bilgi aktarabilir. O nedenle ‘’insan sağlığı’’ kısmını daha fazla uzatmayacağım.
Ancak benim asıl parmak basmak istediğim mesele; ahval böyle iken, forumda ve sosyal çevremde gerek şahsıma yöneltilen gerekse farklı başlıklarda ve farklı mecralarda elektrikli araçların yüksek manyetik alana sebebiyet verip vermediği ve bu hususun başta insan sağlığı olmak üzere mekanik saatlere etki edip etmediği hususunda birçok sual ile karşılaşmam. Bir başka deyişle elektrikli araçların ‘’kötü şöhreti’’.
Sözüm meclisten dışarı, bu kadar fazla tüplü aracın kullanımda olduğu bir ülkede, (16.01.2026 tarihinde, 54047 sayı numarası ile yayımlanan TÜİK verilerine göre aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 373 bin 581 adet otomobilin ise %32,6'sı dizel, %30,9'u benzinli, %30,1'i LPG'li, %4,0'ı hibrit ve %2,1'i elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3) otomobillerin payı ise %0,2'dir.) insanlar kendi canlarına ehemmiyet vermezken konu elektrikli araçlar olduğunda insanların bir anda bu kadar duyarlı olmasını daha doğrusu önyargılı olmasını -buna duyar diyemeyiz zannımca- ve bilgi sahibi olmadan fikir beyan edilmesini anlamlandıramıyorum açıkçası.
İçten yanmalı araçlar için hiç konuşulmayanlar, mevzubahis elektrikli araçlar olduğunda gündem haline getirilebiliyor. Zira yine konuyla ilgili başka bir örnek olarak; elektrikli bir araç yandığında bunun tüm dünyada haberi yapılırken, içten yanmalı bir araç o ya da bu şekilde yandığında ve/veya en ufak bir kazada kâğıt gibi katlandığında yahut tüplü bir aracın tüpü patladığında bu hususun hiçbir haber değeri olmadığı gibi ya da içten manuel kapı açma kolu bulunan araç hakkında hatta marka da vereyim Tesla marka araç hakkında, -bu manuel kapı açma kolu, elektrik sistemiyle çalışan kapı açma düğmesinden farklı olarak elektrikle çalışmıyor direkt mekanik sisteme bağlı dolayısıyla anam babam usulü çekme sistemiyle çalışıyor- elektrikli araç kendini kilitledi, elektrik sistemini kapattı ve bu yüzden aracın içinden çıkamadılar şeklinde haber yapılması gibi.
Sözün özü; gerek insan sağlığı açısından gerekse yaya, sürücü ve yolcu güvenliği açısından -çarpışma testleri de dahil- elektrikli araçlar en güvenli bireysel ulaşım araçlarıdır. Bağımsız raporlar ve araştırmalar bu hususu doğrular niteliktedir.
Gözlemlerim, elektrikli araçlar hakkındaki birçok düşüncenin, ön yargı mahiyetinde olduğu ve olumsuz eleştirilerin çoğunun hiçbir zaman elektrikli araç kullanmayan şahıslar tarafından yapıldığı yönünde. Yine yukarıda belirttiğim gibi bahsi geçen testlere, bilhassa markalar özelinde ayrı ayrı ulaşabilirsiniz.
Mekanik saatler mevzubahis olduğunda da, ayrıntılı olarak açıklamaya gayret gösterdiğim üzere herhangi bir endişe duymanıza gerek yok. Umarım katkı sağlayabilmişimdir.
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Çok çok teşekkürler


