clk yazdı:Hosgeldin Odeon,
bu son cümle hangi acidan o sekilde görünüyor bilmiyorum ama heyecanlanacak birsey yok. Cünkü yazdigin gibi birsey de yok. Omega, daha önce defalarca yazdigim gibi Daniels'e ait olan Co-Axial sisteminin kullanim hakkini satin aldi. Kendi gelistirmis oldugu birsey degil. Co-Axial Hemmung mekanizmaya ait parcalar icerisinde ki sürtünmeyi en aza indirerek sistemin daha hassas ve daha uzun ömürlü calismasini amaclayan bir sistem. Ancak Daniels'in gelistirmis oldugu bu yenilige ragmen Co-Axial halen Frederique Piguet tarzinda bir chronograph yada Rolex mekanizmalari tarzinda basit ama hatasiz ve muhtesem bir mekanizma degil. Dolayisi ile Co-Axial kötü bir mekanizma degil tabii ki ancak Rolex mekanizmalar ile bas edebilecek bir mekanizmada degil. Belki 20-30 sene sonra yapacaklari Ar-Ge calismalari ile bu farkli olabilir.
Tag Heuer Omega'dan farkli olarak sacma sapan saatler ile katalog kabartmak yerine teknolojiye yatirim yapan ve yakin gelecekte cok büyük isler basaracagina inandigim bir firma. Günümüz sartlarinda benim fikrim Rolex>Tag Heuer>Omega
Tasarim zevk meselesi, mutlak galibi olmayan bir kavram. Aqua Terra özellikle güzel kadran dizayni ile benimde hosuma giden bir saat. Benim tercihim %50-%70 daha pahali olan datejust oldu.
Rolex konusundaki düşüncem son derece net: Bir saat üreticisinden çok, bir mücevher üreticisi.
Rolex hemen hemen her saatini altına, platinium'a ve değerli taşa bulamakta usta. Rolex'lerin içindeki mekanizmalar, saatin yapımında kullanılan değerli madenlerle gölgelenmiş durumda.
Eğer bir Rolex alacak olsam Datejust II (116-334), DayDate II (218-206) ya da -bir klasik olarak- Submariner (116-610LV) alırım.
Omega'ya neden bu kadar karşısınız?