Tecrübe yenilen kazıkların bileşkesidir derler.
En azından yediğin kazıkların farkına varmaktır.
Bir süre sonra bu saatler de kesmeyecek seni.
Klasik saatlerin bir sonraki aşaması komplikasyonlu saatlerdir.
Kronometre, alarm, perpetual takvim; 24 saat, güç, ay durumu göstergeleri vs.
Tissot, seiko, orient quartzlar, bu konularda uygun fiyatlı ve yeterli kalitede diye değerlendiriyorum.
İlk otomatik/ mekanik saatler sonrası araştırmalar bu yöne kayıyor. Zevkine göre takılmaya başlıyorsun.
Saatleri al tadına bak sat yaparak çok çeşitli saatler tadabilirsin. Şahsen ben saati al, sonsuza kadar senin olsun diye düşünürüm hep. Yeter miktarda saatin olsun sadece senin olsun. Büyük konuşmak istemem ancak kullanılamaz hale gelmediği, tamiri kendi değerine yaklaşmadığı veya aşmadığı sürece bir saati satmayı düşünmem.
Yine kolay gelsin. En güzel saatler sizin ve tüm forum üyelerinin olsun.
