Yahu marka kalmadisedir yazdı:Birçok saat var benim de ısınamadığım ve ısınmam mümkün görünmeyen. Genel olarak markaların bir çizgisi var. Onun için arada bazı istisnaları olsa da çoğu kez bir marka bütünüyle soğuk veya sıcak listeye giriyor. Tabii ki marka Seiko gibi çok geniş ürün gamına sahipse beğenilen ve beğenilmeyen modelleri olma ihtimali yüksek.
Benim de ısınamadıklarım:
Bell and Ross (eski model cihaz göstergesi-zaten inkar da etmiyor-),
Breitling (uçan kuşu yakalasa cık),
Bvlgari (adı bile),
Cartier (sigarayı sevmem),
Chanel (giymeyeceğim),
Chopard (çomar diye okusam olur mu),
Doxa (dalıp gidemedim bir türlü),
Ebel (Çorum civarlarında lan karşılığı söylenen göbel kelimesini anımsatıyor),
Edox (öylesine),
Frank Müller (susma hakkımı kullanayım),
Hublot (her şeyiyle kötü, başta vida başları yamukluğuyla),
IWC,
Oris (hiç ama hiç yaklaşamadım, birçok farklı modeli de var ama),
Panerai (Rolex gibi aynı modeli farklıymış gibi başarıyla pazarlama yolu, tümü çok kaba, bir modeli hariç),
Rado (Longinese yakıştırılan düğün saati sıfatının gerçek anlamını bulması gereken yer, istisna modelleri var),
Swatch (plastiği metalmiş gibi boyamasalar),
U-Boat (geçiniz),
Vacheron Constantin (milliyetçi ve dini duygularla),
Orient (hiçbir zaman Seiko'nun yerine, yakınına koyamamışımdır),
=Rolex (tek model bence, başarılı tabii, çok sayıda patenti olduğu da inkar edilemez, yine de dış görünüş konusunda biraz daha çok değil biraz farklar getirseler, belki Cellini'yi hariç tutabilirim, bazıları da onu Rolex saymaz zaten),
Seiko (ortalamanın hafif üstünde belki, benim de Seiko'larım var ama ısınmış sayılmam, ılık diyelim hadi).
Daha vardır ısınamadıklarım, buz gibi olduklarım ama şimdi bunları yazabildim.
Bu arada negatif başlık pozitif sohbet zıtlığından memnuniyetimi tekrar belirtmek isterim.
Herkese günaydın, güzel bir gün dilerim.
sedir yazdı:Birçok saat var benim de ısınamadığım ve ısınmam mümkün görünmeyen. Genel olarak markaların bir çizgisi var. Onun için arada bazı istisnaları olsa da çoğu kez bir marka bütünüyle soğuk veya sıcak listeye giriyor. Tabii ki marka Seiko gibi çok geniş ürün gamına sahipse beğenilen ve beğenilmeyen modelleri olma ihtimali yüksek.
Benim de ısınamadıklarım:
Bell and Ross (eski model cihaz göstergesi-zaten inkar da etmiyor-),
Breitling (uçan kuşu yakalasa cık),
Bvlgari (adı bile),
Cartier (sigarayı sevmem),
Chanel (giymeyeceğim),
Chopard (çomar diye okusam olur mu),
Doxa (dalıp gidemedim bir türlü),
Ebel (Çorum civarlarında lan karşılığı söylenen göbel kelimesini anımsatıyor),
Edox (öylesine),
Frank Müller (susma hakkımı kullanayım),
Hublot (her şeyiyle kötü, başta vida başları yamukluğuyla),
IWC,
Oris (hiç ama hiç yaklaşamadım, birçok farklı modeli de var ama),
Panerai (Rolex gibi aynı modeli farklıymış gibi başarıyla pazarlama yolu, tümü çok kaba, bir modeli hariç),
Rado (Longinese yakıştırılan düğün saati sıfatının gerçek anlamını bulması gereken yer, istisna modelleri var),
Swatch (plastiği metalmiş gibi boyamasalar),
U-Boat (geçiniz),
Vacheron Constantin (milliyetçi ve dini duygularla),
Orient (hiçbir zaman Seiko'nun yerine, yakınına koyamamışımdır),
=Rolex (tek model bence, başarılı tabii, çok sayıda patenti olduğu da inkar edilemez, yine de dış görünüş konusunda biraz daha çok değil biraz farklar getirseler, belki Cellini'yi hariç tutabilirim, bazıları da onu Rolex saymaz zaten),
Seiko (ortalamanın hafif üstünde belki, benim de Seiko'larım var ama ısınmış sayılmam, ılık diyelim hadi).
Daha vardır ısınamadıklarım, buz gibi olduklarım ama şimdi bunları yazabildim.
Bu arada negatif başlık pozitif sohbet zıtlığından memnuniyetimi tekrar belirtmek isterim.
Herkese günaydın, güzel bir gün dilerim.
Umutt yazdı: Şu ana kadar ana ana akım markalardan dayak yemeyen hiç kalmadı sanırım, high end de ise karizmayı çizdirmeyen bir tek Patek var.
+1. Mesela ben dönüp hublot takan veya ap roo takan kimseye dönüp “kıro” ya da benzeri bir şey demem, zaten haddime değil [emoji1] hatta çok yakıştıranı da gördüm, değişiyor bu işlerafl yazdı:Son söz, hepimiz farklı birer birey olarak farklı zevklere sahibiz ve bunun doğal sonucu olarak da hayalimizdeki saatler farklı. O yüzden bu ve benzeri forumlarda araştırıyoruz, fikir alıyoruz, konuşuyoruz ve beğenimize en yakın saati bulmaya çalışıyoruz. Bulduğumuzda geçici olarak mutlu oluyoruz çünkü ya zevkimiz daha da evriliyor ve değişiyor ya da aslında bulamadığımızı ama bulduğumuzu sandığımız anlayıp, aramaya devam ediyoruz. Zaten sonuca ulaşmak yanında, yaptığımız bu yolculuk da en az onun kadar zevkli değil mi?
Dön TSF Genel Saat Sohbeti - General Watch Discussion
Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 411 misafir
|
||||||||||||||