mrtkrks yazdı:BigCrown yazdı:Rica ederim. Faydalı olduysa ne mutlu.
Maalesef saatin dakikliği ile marka algısı yahut fiyat etiketi her daim doğru orantılı olmuyor. Omega’nın genel itibarıyla Rolex’ten daha iyi zaman tuttuğu konusunda hemfikiriz. Zira Omega’nın mekanizma anlamında Rolex’in önünde olduğu birçok husus var. Burada Rolex’in gelenekçiliği ön plana çıkıyor. (Fazla komplikasyonlu saat üretmemeleri de gelenekçi olmalarından ve ikoniklikle sağlamlığı ön planda tutmalarından sebep. Yoksa yapamayacaklarından değil.) Omega ise daha yenilikçi bir tutum sergiliyor.
Çok daha iyi bir stabilizasyon ve dolayısıyla daha iyi bir zaman tutma için Grand Seiko benim bu alandaki favorim. Denemenizi tavsiye ederim. İsviçre’deki muhtelif yarışmalarda Grand Seiko’nun yıllardır elde ettiği sonuçlar ortada. 36000 vuruşlu mekanizmaların bakımı daha sık oluyor ancak servis konusunda da herhangi bir olumsuzluk yaşamazsınız diye düşünüyorum. Yani ben bir olumsuzluk yaşamadım en azından.
Günlük kullanımda ise saat sizin için çok mühimse ve bulunduğunuz ortam itibarıyla yanınızda telefon taşıyamıyorsanız, (böyle alanlarda bulunmak bazen zorunlu olarak karşımıza çıkabiliyor.) Quartz saatlerde hem durma sorunu yaşamazsınız; bu mevzubahis ortama girmeden evvel saati ayarlamanız ve kurmanız gerekmez hem de saatin dakikliğinden emin olursunuz. Şahsen günlük kullanımda mekanik saatlerimi ayarlamakla dahi uğraşmadığımdan, -ayarlasam dahi her daim güç rezervinin dolu olup olmadığından emin olamadığımdan- böyle ortamlarda bulunacağımda ekseriyetle Quartz saat tercih ediyorum.
Elbette her kullanıcı gibi belirtilen standartların karşılanmasını ben de beklerim ancak saatinizi servise verdiğinizde elde edeceğiniz fayda ile mevcut durumu mukayese ederek yorum yaptım. Bu yorumu yaparken, benzer sorunu yaşayan birçok son kullanıcı olmasından ve saatinizin henüz kullanılmamış olmasından dolayısıyla zembereğin optimum elastikiyete henüz ulaşmamış olmasından mütevellit; -sapma değerinizi de göz önünde bulundurmak suretiyle- sizin durumunuzun olağan dışı olmadığını belirttim.
Merakımı mazur görün, Omega’larınıza kalibrasyon yapıldıktan sonra saatlerinizin contaları değiştirildi mi? Devamında basınç/sızdırmazlık testi yapıldı mı, bu konuda tarafınıza herhangi bir bilgilendirmede bulunuldu mu?
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Spring Drive bir Grand Seiko bir gün mutlaka deneyimlemek istediğim saatlerden biri.
Şimdi siz söyleyince benimde aklımda soru işareti oluştu gerçekten. Herhangi bir bilgi vermediler conta değişimi veya basınç testi ile ilgili olarak ancak 10dk içerisinde yapmaları pek mümkün olmayacağı için bu testi bence yapmadılar. Bu durumda da saatlerin su geçirmezliğine tam güvenemeyiz sanırım. Gerçi yazın hem havuz hem denizde uzun süre kullandım ama yine de şu an aklımı kurcalamaya başladı bu konu.
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Ben söylemeden meseleyi anlamışsınız. Kast ettiğim şey buydu. ‘’Özenli, hızlı ve neticeten iyi’’ olarak nitelendirdiğiniz servisler, çoğu zaman sırf müşteri ile sorun yaşamamak adına saatin içini bir güzel açıyor sonrasında ne sızdırmazlık testi yapıyor ne de conta değiştiriyor. Siz de saatim artık sapmıyor diye seviniyorsunuz ancak saatin su geçirmezlik özelliği artık olmuyor. Ötesi, yarın bir gün saatinizin başına bir şey geldiğinde ve servise başvurduğunuzda ‘’bu saatin içi açılmış’’ şeklinde cevap alıyorsunuz ve saatinizin garanti dışı olduğunu öğreniyorsunuz. Bu senaryoyu kendim yaşamadım ancak çevremde yaşayan çok oldu. (Saatlerin bilhassa servise götürülme nedeni sizin de belirttiğiniz üzere kalibrasyon ayarı oluyor. Yani temelde son kullanıcı, tabiri caizse, Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan oluyor.)
Birçok markada çalışan arkadaşlarımızın temelde horoloji bilgilerinin oldukça zayıf olduğunun farkındayım ancak serviste bu durumun cereyan etmesi ve bu hususun farklı farklı markalarda karşımıza çıkması hoş değil. Geçenlerde bir arkadaş yazmıştı ‘’saatimi açtırdım, temizlettim, 2 dakikada hallettiler servisten de çok memnun kaldım’’ minvalinde bir paylaşım yapmıştı, başkalarına da önermişti servisi yanlış hatırlamıyorsam. Ona da aynı soruyu sormuştum ve aynı cevabı almıştım. Sonrasında ne yaptı, mağdur oldu mu olmadı mı bilemiyorum. Hatta marka ismi de vereyim. Rolex marka bir saat için yorum yapmıştı o arkadaşımız da.
İkinci elde sırf bu sebeple artık saat alırken hususi olarak saatin daha önce kapağının açılıp açılmadığını, saatin serviste kurcalanıp kurcalanmadığını soruyorum. Hatta mümkünse ikinci el saat almıyorum. (Burada pek tabii çeşitli bazı riskler; artık saatlere kendimce yüksek bütçeler ayırmam, manyetik alan meselesi, saatin daha önce darbeye maruz kalıp kalmadığı hususu, kozmetik endişeler, orijinallik hususu ve maalesef çalıntı olma durumları vs. de etkili oluyor ancak tüm bu sebepler arasında %5’lik de olsa yer kapladığından, o saatin daha önce açılmış ve sızdırmazlık testi yapılmamış, contasının değiştirilmemiş olma ihtimalini de bu sebeplerin arasına koyuyorum.)
Maalesef saat severlerin bu konuda yeterli bilgiye sahip olmamasını kullanıyorlar.
Sizin durumunuza gelecek olursak, yaptığınız aktiviteye de bağlı olmakla birlikte saat bu ihtimalde illa su geçirecektir diye bir kaide yok ancak basit bir tanımlamayla artık saatinizin su geçirmezlik değeri yalnızca kadranında yahut sitesinde yazan bir değer olarak kabul edilir; kapak açıldıktan sonra yeniden sızdırmazlık testi yapılmaz ve conta değişmezse. Bir de en nihayetinde o conta hava ile temas ettiği için ilk etapta değil ancak bilhassa belli bir süre sonra saatin içine su alma ihtimali artacaktır.
Yoksa burada Rolex markasını -bilhassa satış ve pazarlama noktasında- en çok ve en şiddetli eleştiren forumdaşlardan biri benimdir. Maksat salt bir şekilde belirtilen sapma değerinin karşılanmaması yahut bu durumdan memnun olup olmamak, bu durumu bekleyip beklememek değil maalesef.
Umarım servis konusunda ne demek istediğimi ve bu konuda neden temkinli konuştuğumu izah edebilmişimdir.
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi